20 Aralık 2015 Pazar

Bursa'da Tekerlekli Sandalye İle Metroya Binmek ve Engelsizlik Üzerine...



         Genelde yüksek tavan özel otomobilime tekerlekli sandalyemle direkt binip seyahat ettiğim için Bursa’daki metroyu (halkın dediği şekliyle “treni”) denemek nasip olmamıştı.
         Seyretmek istediğim filmin Korupark’ta bir engelli olarak ulaşabildiğim salona geldiğini öğrenince -ki Bursa’daki sinema salonlarının engelliler açısından içler acısı durumu başlı başına bir yazı konusu- bu vesileyle “treni” denemek istedim.
         19 Aralık 2015 Cumartesi günü babamla beraber Kaplıkaya’daki evimizden otomobilimize binip Metro Arabayatağı istasyonu yakınlarına park ettik. İstasyona asansörle ulaştık.  Asansör standartlara uygun genişlikte ve hızdaydı fakat bu asansörün yeni olduğunu, halen bazı istasyonlarda mevcut eski asansörlerin yetersiz olduğunu öğrendim.

        Tren (metro) geldi ve kapısı açıldığında çok şaşırdık çünkü hemen hemen her vagonda tekerlekli sandalye işaret olmasına karşın istasyonla vagon arasında yükselti farkı olduğunu gördük. Babamın yardımıyla güç bela da olsa binebildim.

31 Ekim 2014 Cuma

Ruhi Baba


           16-Mart-1998 12-Şubat-2006 tarihleri arasında Bursa Büyükşehir Belediyesi`ne bağlı huzurevinde çalıştım. Huzurevinde çalışmak, bilinçli bir tercih değildi, aksine istemeye istemeye kabul ettiğim bir işti. İçinde bulunduğum şartlar, huzurevine savurmuştu beni…
            Huzurevinde çalıştığım sekiz yıllık süreçte, aynı yemekhanede yemek yeyip asansörde selamlaşıp ertesi gün ya da çok daha kısa süre içinde vefat eden oldukça fazla sayıda yaşlı tanıdım. Hatta sekiz yılda insanların adım adım yaşlılık ve hatta hastalık süreçlerini gözlemledim. İnsan hayatını hep bir piramide benzetiyorum. İnsanoğlu, doğduğunda piramide çıkış başlar.  Herkesin tepe noktası ya da tepeye varış hızı farklı olabilir. Tepede insan ne kadar süre kalır bilinmez ama iniş kaçınılmazdır.  Bazen hızlı, bazen yavaş… Ama iniş tamamlandığında insanın bu yolculuğa başlangıç noktasındaki kişiden tek farkı, ardında bıraktığı mesafedir, o kadar…

9 Ağustos 2014 Cumartesi

Hiç kimse sebepsiz yere içine tekerlekli sandalye ile binilen bir araç satın almak istemez

Ayşegül Domaniç Yelçe hanım çok önemli bir konuyu gündeme getirmiş Hürriyet gazetesinde... Hem bu konuyu gündeme getirdiği, hem de yazımı kullandığı için teşekkür ediyorum kendisine... 
Olumlu gelişmelerin gerçekleşmesi dileği ile Ayşegül hanımın köşesini bloğumda paylaşıyorum.

12 Mayıs 2014 Pazartesi

Bursa Atatürk Spor Salonunun Otoparkında "Engelli Park Yeri" Neden Yok?



Geçtiğimiz günlerde "Tofaş-Anadolu Efes" maçını seyretmek üzere, tekerlekli sandalye kullanan bir engelli olarak, son 30 senedir yaptığımız gibi babamla beraber Bursa Atatürk Spor Salonu'na karar verdim.
Sizlerle paylaşmayı istediğim bazı önemli konuları çok daha önce yazacaktım fakat konudan kimlerin sorumlu olduğunu netleştiremediğim için -ki halen net değil-, bugün yazıyorum.

5 Şubat 2014 Çarşamba

Çekyat Adamları



Yalnızlığın farklı tanımları yapılagelmiştir. Herkesin kendi yalnızlığına, kendi yalnızlık tanımından yola çıkarak sığındığı da çoktur; ondan usandığı da… Yalnızlık için “kalabalıklar içinde yalnız olmak” gibi içi boş narsistik yaklaşımlar da vardır; herkesten ilgi bekleyip gelmeyince de “yalnız” olduğunu söyleyen de…

15 Aralık 2013 Pazar

Haber Böyle Verilir: Alper Şirvan Yine Öncü Oldu

video

Yukarıdaki video kaydına rağmen 15 Aralık 2013 günü İHA tarafından yanlışlarla dolu bir vaziyette servis edilen haberin doğru metni aşağıdadır.
Dünyada ilk defa güneş enerjisiyle çalışan tekerlekli sandalye fikriyle tüm engellilere umut olan Bursalı bilgisayar programcısı Alper Şirvan, çok sıkıntılı süreçlerden geçerek satın almayı başardığı yüksek tavanlı ve rampa sistemli otomobiliyle engelli arkadaşlarına tekrar sesleniyor:
"BEN BAŞARDIM, HAYDİ SIRA SİZDE!"